Bir sayfa hazır olduğunda ekibin aklında genellikle aynı soru vardır: Bu sayfaya ilk kez gelen biri ne yapacak? Bu sorunun en iyi cevabı gerçek insanlarla yapılan görüşmelerden gelir. Ancak görüşmeler için katılımcı bulmak, takvim ayarlamak ve bütçe ayırmak gerekir, bazen de sayfa henüz trafik almadığı için bakılacak bir ziyaretçi verisi yoktur. Bu aralıkta ekip çoğu zaman kendi gözüyle yetinir ve kendi ürününü ilk kez görüyormuş gibi okumak kimse için kolay değildir.

Kısa cevap: Kullanıcı simülasyonu, tarif ettiğiniz bir ziyaretçinin gerçek bir tarayıcıda sitenizi gezdiği, her adımda ne düşündüğünü söylediği ve sonunda sorularınızı cevapladığı bir yöntemdir. Gerçek bir araştırmadan önce, sayfada henüz trafik yokken ya da araştırma bütçesi hiç yokken işimize yarıyor. Değeri, farklı personaların yorumlarını görüp fikir ve hipotez geliştirmektir. Simülasyon sonuç vermez, hipotez verir; gerçek kullanıcı görüşmesinin de yerine geçmez.

Bu yazıda simülasyonu ne zaman kullandığımızı, farklı personalardan nasıl hipotez çıkardığımızı ve bir e-ticaret sitesinde neler gördüğümüzü anlatıyoruz. Örnek olarak kendi ürünümüz Rubric'i kullanıyoruz, çünkü simülasyonu onunla çalıştırıyoruz. Rubric bizim şirketimizin ürünü ve bu özelliği hâlâ beta aşamasında; bunu baştan söylemek, yazının geri kalanını doğru okumanıza yardımcı olur.

Kullanıcı simülasyonunu ne zaman kullanıyoruz?

Simülasyona üç durumda başvuruyoruz.

Gerçek bir araştırmadan önce. Kurumsal projelerde görüşmelerin takvimi netleşene kadar zaman geçebilir. Bu sürede simülasyon, görüşmelere hangi sorularla gidileceğini düşünmek için bir başlangıç verir.

Sayfada trafik yoksa. Yeni bir sayfa ya da akış için ölçüm verisi henüz oluşmamıştır, çünkü bakılacak ziyaretçi yoktur. Bu durumda simülasyon ideal bir çözümdür.

Araştırma bütçesi hiç yoksa. Her projede gerçek kullanıcı araştırmasına bütçe ayrılamıyor. Simülasyon bu durumda araştırmanın yerini tutmaz, ama hiçbir dış bakış olmamasından iyidir.

Üç durumda da elde olan şey çoğu zaman ekibin kendi görüşleri ve paydaşların yorumlarıdır. Bu görüşler değerlidir, ama hepsi ürünü zaten tanıyan insanlardan gelir. İlk kez gelen bir ziyaretçinin takıldığı yerler ise çoğu zaman basit şeylerdir: Görünür bir bağlantısı olmayan bir sepet, yalnızca "Geçersiz giriş" diyen bir form ya da bir türlü bulunamayan bir fiyat bilgisi. Ürünü her gün gören bir ekip bu tür sorunları görmekte zorlanır, çünkü nereye bakacağını zaten bilir.

Simülasyon bu noktada ekibe üzerinde konuşabileceği somut bir şey verir.

Kullanıcı simülasyonu nedir?

Sentetik kullanıcı dendiğinde kastedilen şey simüle edilmiş bir ziyaretçidir. Siz bu ziyaretçinin kim olduğunu tarif edersiniz; o da herkese açık sayfalarda gerçek bir tarayıcıyla gezinir, her adımda ne düşündüğünü söyler ve sonunda sorularınızı cevaplar. Ortaya çıkan kayıt, kullanılabilirlik testlerindeki sesli düşünme oturumlarına benzer.

Benzerlik burada biter. Karşınızda gerçek bir kişi yoktur; o kişinin ihtiyacı, parası, zamanı ve tereddütleri de yoktur. Simüle edilmiş ziyaretçi, tarif ettiğiniz profile göre makul bir tepki üretir. Bu nedenle ondan gelen cümleleri kanıt olarak değil, bakılması gereken yerlere işaret olarak okumak gerekir. Sentetik kullanıcıların araştırmadaki yerini yapay zeka ile UX araştırması yazımızda daha ayrıntılı ele aldık. Simülasyon ürünü test etmez; test edilmeye değer soruları çıkarır. Yani simülasyon hipotez verir, ürün kararını ise gerçek kullanıcılar verir.

Asıl değeri neden farklı personalarda?

Tek bir simüle ziyaretçinin söyledikleri tek bir bakış açısıdır. Aynı sayfayı farklı personalarla gezdirdiğimizde ise yorumlar ayrışmaya başlar. Kurumsal bir yöneticinin aradığı güven bilgisi, teknolojiyle arası iyi olmayan bir kullanıcının takıldığı adım ve sayfaya hızlıca bakıp çıkmak isteyen birinin gözünden kaçan mesaj, birbirinden farklı fikirler doğurur.

Bu yorumları yan yana okumak, ekibin aklına gelmemiş soruları masaya getirir. Bizim için çıktı da budur: "Fiyat filtresi gerçekten boş mu dönüyor, kaç ziyaretçi etkileniyor?" diye sorulabilecek, sınanabilir bir hipotez. Hipotezin doğru olup olmadığını simülasyon söyleyemez. Simülasyon yalnızca neyin sınanmaya değer olduğunu gösterir. Sonucu ise gerçek insanlar ya da gerçek ölçüm verir.

Bir simülasyonu nasıl kuruyoruz?

Bir simülasyon üç adımda kurulur. Biz bunu Rubric'in kullanıcı simülasyonu ile yapıyoruz, ama adımların mantığı kullanılan araçtan bağımsızdır.

Ziyaretçiyi tarif etmek. Önce bu ziyaretçinin kim olduğunu, siteye ne için geldiğini ve teknolojiyle ne kadar rahat olduğunu yazıyoruz. Tarif ne kadar somutsa çıkan oturum da o kadar işe yarar, çünkü "bir kullanıcı" diye tarif edilen ziyaretçi herkes adına konuşmaya çalışır. Satın alma kararına katkı veren bir kurumsal yönetici ile siteye bir kez bakıp çıkacak bir öğrenci aynı sayfada farklı şeyler arar; bu yüzden tek bir persona yerine farklı personalar tarif etmek daha çok fikir verir.

Görev ve soruları yazmak. Ardından ziyaretçinin neyi denemesini istediğimizi ve oturum sonunda ona neyi sormak istediğimizi belirliyoruz. Görevler, gerçek bir ziyaretçinin siteye gelme nedenine yakın olmalıdır. Sorular ise ekibin gerçekten merak ettiği konulara yönelmelidir, çünkü oturumun sonundaki görüşme bölümü ancak iyi sorularla işe yarar.

Oturumu okumak. Oturum bittiğinde tek bir sayfa ya da sitenin tamamı için görev görev ilerleyen bir kayıt elde edilir. Raporda ziyaretçinin profili, her görevin sonucu, adım adım düşünceleri, ekran görüntüleri ve önem derecesine göre sıralanmış engeller yer alır. Bu düzen önemlidir, çünkü bir sonuca nasıl varıldığını adım adım görmek mümkün olur. Bir tespiti ciddiye alıp almayacağımıza, o tespitin arkasındaki adımları okuyarak karar veriyoruz.

Oturumları, ilgili markanın UX'iyle ilgilenen kişi ya da kişiler okur. Bir çalışmada ortalama üç dört persona deneriz, çünkü hipotezlerin çeşitlenmesi için tek bakış açısı yetmez.

Bu adımlarda yapay zeka oturumu yürütür ve kaydı çıkarır. Hangi ziyaretçinin tarif edileceğine, hangi soruların sorulacağına ve hangi tespitin dikkate alınacağına ise ekip karar verir.

Bir e-ticaret sitesinde ne gördük?

Bir e-ticaret sitesinde çalıştırdığımız simülasyon, persona farkının ne anlama geldiğini iyi gösteriyor. Bu örnekte iki simüle ziyaretçi kullandık. İlki telefondan alışveriş yapan, ne istediğini bilen ve uzun metin okumak istemeyen düzenli bir alıcıydı. İkincisi masaüstünde ilk alışverişini yapacak, fiyatları ve yorumları karşılaştıran, belirsizlikten şüphelenen bir ziyaretçiydi.

İkisi de aynı dört görevi yaptı. Listeden sepete ürün ekleyip ödeme sayfasına gitmeye çalıştılar, bir ürünün güncel fiyatını ve indirimini aradılar, fiyat filtresini kullandılar ve müşteri hizmetlerinin iletişim bilgilerini bulmaya çalıştılar. Sonunda onlara sepete giden yolun ne kadar açık olduğunu, indirimlerin güvenilir gelip gelmediğini ve karar verirken neyin eksik kaldığını sorduk. Ziyaretçiler ödeme yapmadı, kayıt olmadı ve mesaj göndermedi.

Sekiz görevden altısı tamamlandı, ikisi tamamlanamadı. Yedi bildirim, ikisi yüksek, ikisi orta ve biri düşük önemde olmak üzere beş engelde toplandı.

En öğretici fark sepet düğmesinde ortaya çıktı. Telefondaki hızlı alıcı liste kartında sepet düğmesi görmedi ve karttaki küçük simge onu giriş sayfasına götürdü. Masaüstündeki ziyaretçi ise düğmeyi gördü. Aynı sayfa, iki ziyaretçi için iki farklı deneyim üretmişti. Araştıran ziyaretçinin takıldığı yer ise fiyatın tutarlılığıydı, çünkü aynı ürün için liste, ödeme sayfasındaki teklif ve sipariş özeti farklı indirimler gösteriyordu. Bu tutarsızlık hızlı alıcının da fiyata güvenini sorgulatmıştı. Tek bir ziyaretçiyle çalışsaydık bu iki sorunu birlikte görmemiz çok daha zor olurdu.

Diğer üç engel de benzer türdendi. En düşük fiyat aralığı seçildiğinde liste boşaldı ve iki ziyaretçi de gerçekten ürün mü olmadığını, yoksa filtrenin mi bozuk olduğunu anlayamadı. Sepetteki bir satır ücretsiz kargoya ne kadar kaldığını söylerken altındaki satır ücretsiz kargonun kazanıldığını söylüyordu. İletişim sayfasında ise birden çok numara ve e-posta vardı, ama sipariş sorunu için hangisine ulaşılacağı yazmıyordu.

Bunların hiçbiri hüküm değil, hepsi hipotez. Bir engel, gerçek ziyaretçilerin de aynı yerde takılacağını kanıtlamaz. Bu yüzden sonraki adım doğrulamaktır: Filtre gerçekten boş mu dönüyor, kaç ziyaretçi bundan etkileniyor? Harekete geçmeden önce her engel için benzer bir soru soruyoruz.

Aynı şeyi kendi sitemizde de denedik. 5 Ekim 2026'da things.com.tr üzerinde çalıştırdığımız simülasyonda kurumsal ziyaretçi, doğrudan bir iletişim formunun ya da telefon numarasının kendisi için daha da yardımcı olacağını söyledi. Bunu da bir sonuç olarak değil, üzerinde durulacak bir soru olarak not ettik.

Ne işe yarar, neyin yerine geçmez?

Simülasyonun sınırlarını açıkça söylemek, yöntemin kendisi kadar önemlidir. Kullanıcı simülasyonu şu işler için uygundur:

  • Yeni bir sayfanın duyurusundan ya da yeniden tasarımdan önce, ilk kez gelen bir ziyaretçinin nerede takıldığını görmek için kullanılabilir.
  • Henüz trafiği olmayan bir sayfadaki akışı kontrol etmek için kullanılabilir.
  • İlk haftada ekibe ve paydaşlara, farklı personaların yorumlarıyla üzerinde konuşacakları somut bir şey verir.

İki şeyin ise yerine geçmez:

  • Sizden gerçekten satın alan insanlarla yapılan görüşmelerin ve kullanılabilirlik testlerinin yerine geçmez.
  • Gerçek davranışı büyük ölçekte görmeyi gerektiren kararların yerine geçmez; bu kararlar için ölçüm verisi gerekir.

Karar gerektiren yerde gerçek insanlarla görüşüyoruz. Simüle edilmiş bir ziyaretçi bir ekranda takılabilir, ama bir kurumun satın alma sürecini, ekip içi dengeleri ya da bir ürüne duyulan güveni yaşamaz. Bunları ancak gerçek insanlardan öğrenebiliriz. Hangi durumda hangi test yönteminin uygun olduğunu kullanılabilirlik testi yöntemleri yazımızda anlattık.

Bir sınır daha var. Simüle edilmiş ziyaretçinin karmaşık sitelerde ne kadar ilerleyebildiği hâlâ geliştirilen bir konu ve özelliğin beta olmasının nedeni de bu. Dolayısıyla karmaşık bir sitede alınan sonucu, basit bir sayfadaki sonuca göre daha temkinli okumak gerekir.

Bir oturumu okurken akılda tutulması gereken bir nokta da şudur: Simüle edilmiş ziyaretçi her zaman bir şey söyler. Bir sayfada hiçbir sorun yaşamadığını söylemesi, o sayfanın gerçek insanlar için de sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Bir sorun bildirmesi de o sorunun gerçek olduğunu kanıtlamaz. Bu yüzden oturumun çıktısı bir sonuç raporu gibi değil, gerçek görüşmelere götürülecek bir soru listesi gibi okunmalıdır. Böyle okunduğunda yöntem işe yarar; bir hüküm gibi okunduğunda ise ekibi yanlış bir güvene sürükleyebilir.

Simülasyon sürecin neresinde duruyor?

Biz AI native bir stüdyoyuz, yani yapay zekayı sürecin her adımına yerleştiren bir stüdyo olarak çalışıyoruz. Simülasyon bu sürecin Keşfet aşamasına bağlanır ve üç adımlık bir sıranın ilkidir.

Önce simülasyon. Hızlı bir ilk okuma, ekibin dikkatini belirli yerlere çeker ve gerçek görüşmelerde nelerin sorulması gerektiğini netleştirir. Simülasyondan önce yapılan bir UX denetimi, ziyaretçinin nerede takılabileceğine dair bir ön fikir verir; simülasyon da bu ön fikri bir görev akışının içinde görmeyi sağlar.

Sonra gerçek kullanıcılarla görüşme. Simülasyonun verdiği hipotezler, gerçek insanlarla yapılan görüşmelerde sınanır. Bazı tespitler doğrulanır, bazıları da hiç sorun olmadığı için elenir. Gerçek görüşmeler ayrıca hiçbir simülasyonun göstermediği konuları ortaya çıkarır.

Yayından sonra ölçüm. Ürün yayına çıktıktan sonra gerçek ziyaretçilerin davranışı ölçülür ve ilk okumada görülen sorunların gerçekten yaşanıp yaşanmadığı burada anlaşılır.

Araştırma bütçesi olmayan bir projede ikinci adım eksik kalır. O zaman hipotezler sonuç gibi ele alınmamalı, yayından sonraki ölçümle sınanmalıdır.

Kurumsal bir ekip için bu sıranın kazancı, araştırma bütçesini daha iyi hazırlanmış sorulara harcamaktır. Görüşmelerin ilk yarısı herkesin görebileceği basit takılmalara gitmediğinde, geriye kalan zaman gerçek insanlardan öğrenilebilecek konulara ayrılır.

Sık sorulan sorular

Kullanıcı simülasyonu gerçek bir kullanıcı testi midir? Hayır. Karşınızda simüle edilmiş bir ziyaretçi vardır. Gerçek insanlarla test yapmadan önceki düşük maliyetli bir ilk okuma olarak düşünülmelidir.

Yapay zeka ile kullanılabilirlik testi yapılabilir mi? Yapay zeka, ilk kez gelen bir ziyaretçinin takılabileceği yerleri önceden görmenize yardımcı olabilir. Ancak buna kullanılabilirlik testi demek için gerçek kullanıcıların o ürünü denemesi gerekir. Biz simülasyonu test için hipotez üreten bir hazırlık olarak kullanıyoruz.

Sentetik kullanıcı ile persona aynı şey midir? Hayır. Persona, ekibin kullanıcıları hakkında yazdığı bir tariftir. Sentetik kullanıcı ise böyle bir tarifle siteyi gerçekten gezen ve ne düşündüğünü söyleyen simüle edilmiş bir ziyaretçidir.

Trafiği olmayan bir sayfada simülasyon çalışır mı? Evet. Simülasyonu herkese açık sayfalarda çalıştırıyoruz; sayfanın trafik almış olması gerekmez.


İlk okumayı birlikte yapalım

Kısacası biz şuyuz: Yapay zekayla çalışan, tasarımı ve geliştirmeyi tek ekipte yapan stüdyo. Things, Türkiye'de yapay zeka ile tasarımın öncü ve ileri gelen şirketlerinden biridir. 2018'den bu yana 50'den fazla dijital ürünü hayata geçirdik ve işlerimiz Red Dot ödülü aldı.

Ürününüzde ilk nereye bakılması gerektiğini konuşmak isterseniz hello@things.ist adresine kısa bir not bırakın; 48 saat içinde size dönelim.

Design. Engineering. Mastery.