Beş stüdyoya ürün tasarımının ne kadara mal olduğunu sorun, beş farklı cevap alırsınız; bunlardan en az üçü de "duruma göre değişir" olur. Bu bir kaçamak değil, dürüst bir başlangıç noktası. Ama neye göre değiştiğini bilmedikçe "duruma göre değişir" cevabı hiçbir işe yaramaz.

Biz Things'iz: 2018'de kurulan, İstanbul ve Elazığ'dan Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen markalarıyla çalışan bir dijital tasarım ve mühendislik stüdyosu. Elliden fazla ürünü hayata geçirdik, bu yolda bir Red Dot kazandık ve yüzlerce teklifin kapsamını çıkardık. Bu yazı, her kurucunun ve ürün liderinin ilk fiyat görüşmesinden önce elinde olmasını dilediğimiz döküm.

UX tasarımının maliyeti ne kadar?

Kısa cevap: Odaklı bir sprint için birkaç bin dolardan, uçtan uca geliştirilen eksiksiz bir ürün için rahatlıkla altı haneli tutarlara kadar. Profesyonel bir stüdyoyla yürütülen ciddi bir uygulama tasarımı projesinin dürüst aralığı; kapsama, araştırmanın derinliğine ve bölgeye bağlı olarak genellikle birkaç on bin dolar ile birkaç yüz bin dolar arasında bir yere düşer.

Piyasadaki aralıklar bölgeye ve kapsama göre büyük farklılık gösterir; bu yüzden internette okuduğunuz tek bir rakamı (bizimki dahil) bir fiyat teklifi olarak değil, fikir veren bir aralık olarak görün. Bir pazardaki serbest çalışan bir tasarımcının bir haftada aldığı ücreti, başka bir pazardaki üst segment bir ajans bir günde alabilir. Manşetteki rakamdan çok daha önemli olan, o rakamın size ne kazandırdığıdır: araştırmanın ne kadar derine indiği, kaç platformun kapsandığı, bir tasarım sisteminin dahil olup olmadığı ve tasarımın, yayına çıkacak koda ne kadar yakın durduğu.

Tasarım fiyatları neden bu kadar çok farklılık gösteriyor?

Çünkü "tasarım" kelimesi, birbirinden çok farklı iş miktarlarını tanımlıyor. İki proje de "uygulama tasarımı" olarak adlandırılabilir; ama biri on ekranlık bir görsel yenileme, diğeri ise kırk akışı, iki platformu, bir tasarım sistemini ve mühendislik devrini içeren, araştırmaya dayalı bir ürün olabilir. Etiket aynı, efor on kat farklı.

Aradaki farkı yaratan üç yapısal neden var:

  1. Tasarım raftan alınmaz, kapsamlandırılır. Rafta etiketli bir fiyat yoktur. Her iş, gereken saatin, kıdemin ve riskin projeye özel olarak tahmin edilmesine dayanır.
  2. Kıdemin getirisi katlanarak büyür. Kıdemli bir tasarımcı yalnızca daha hızlı çalışmaz; yeniden iş gerektiren sorunların koca bir kategorisini baştan önler. Ücretler bunu yansıtır ve bu çoğu zaman alıcının lehinedir.
  3. Coğrafya ve konumlanma. San Francisco, Londra, Berlin ve İstanbul'daki UX ajansı ücretleri, benzer kalite için farklı bantlarda yer alır. Türkiye'deki pek çok stüdyonun yaptığı gibi güçlü zanaati avantajlı bir maliyet yapısıyla birleştiren stüdyolar, çoğu zaman piyasada harcanan dolar başına en yüksek değeri sunar.

Ürün tasarımının maliyetini gerçekte ne belirler?

Beş şey: kapsam, araştırma derinliği, platform sayısı, tasarım sistemi ihtiyacı ve tasarımın mühendislikle ne kadar sıkı entegre olduğu. Geri kalan her şey bunların bir varyasyonudur.

1. Kapsam: Ortada ne kadar ürün var?

Ekran sayısı kaba bir ölçüttür, ama akışlar gerçektir: onboarding, temel kullanım döngüleri, ayarlar, ödemeler, uç durumlar, boş durumlar, hata durumları. Beş temel akışı olan bir ürün, yirmi beş akışı olandan temelden farklı bir projedir. Karmaşıklık da maliyeti katlar: Rol tabanlı yetkilendirmeleri olan bir dashboard'u iyi tasarlamak, akış başına üç ekranı olan bir içerik uygulamasını tasarlamaktan daha pahalıdır.

2. Araştırma derinliği: Çizmeye başlamadan önce ne kadar şey biliyoruz?

Varsayımlardan, paydaş görüşmelerinden ya da düzgün bir keşif sürecinden yola çıkarak tasarlayabilirsiniz: kullanıcı görüşmeleri, rakip analizi, kullanılabilirlik testleri, analitik incelemesi. Araştırma bütçeye genellikle %10–30 ekler ve yanlış fikirleri piksel mükemmelliğine ulaşıp pahalı hâle gelmeden eleyerek çoğu zaman bunun katları kadar tasarruf sağlar. Araştırma odaklı bir stüdyo olmamızın nedeni de tam olarak bu: Bir ürünü değiştirmenin en ucuz yolu, onu henüz ortada yokken değiştirmektir.

3. Platformlar: Tek bir yüzey mi, üç mü?

iOS, Android, web, tablet, responsive pazarlama sitesi. Eklenen her platform maliyeti birebir tekrarlamaz (iyi bir sistem yaklaşımı pek çok şeyi ortak kullanır), ama özellikle platformların native arayüz kurallarının gerçekten farklılaştığı yerlerde platform başına kayda değer artışlar bekleyin.

4. Tasarım sistemi ihtiyacı: Bir ürün mü, bir temel mi?

Kırk ekrana ihtiyacınız varsa, biri kırk ekran çizebilir. Kırk ekrana ve kırk birinci ekranı bizsiz yapabilme becerisine ihtiyacınız varsa, bu bir tasarım sistemidir: token'lar, bileşenler, dokümantasyon, yönetişim. Başlangıçta daha pahalıdır ve bir yıldan uzun yaşayacak ürünler için neredeyse her zaman doğru karardır.

5. Mühendislik entegrasyonu: Tasarımın kodla karşılaştığında ayakta kalması gerekiyor mu?

Bir Figma linkinde biten tasarımlar, yayına çıkan tasarımlardan daha ucuzdur. Devir spesifikasyonları, geliştiricilerle iş birliği, geliştirilmiş ürünün kalite kontrolü (QA) ve tasarımcıyla mühendisin eşli çalışması maliyeti artırır; ama dijital ürünlerde kalite kaybının en büyük kaynağını da ortadan kaldırır: tasarlanan ile geliştirilen arasındaki boşluk. Hem tasarlayan hem de mühendisliğini yapan bir stüdyo olarak bunu fiyata dahil ediyoruz, çünkü kimse bunu yapmadığında neler olduğunu gördük.

Tasarım işlerinde başlıca fiyatlandırma modelleri nelerdir?

Üç model öne çıkar: proje bazlı, retainer ve yerleşik ekip. Her biri kesinlik ile esneklik arasında farklı bir denge kurar.

Proje bazlı (sabit kapsam, sabit ücret)

  • En uygun olduğu durumlar: Yeni bir ürünün ilk sürümü, bir yeniden tasarım ya da bir pazarlama sitesi gibi iyi tanımlanmış problemler.
  • Ödünleşim: Bütçe kesinliği elde edersiniz, ama bunun bedelini ödersiniz. Stüdyolar riski fiyata yansıtır ve her kapsam değişikliği bir pazarlığa dönüşür. Ürününüz hâlâ kendini arıyorsa, sabit kapsam keşif süreciyle çatışır.

Retainer (aylık ayrılmış kapasite)

  • En uygun olduğu durumlar: Yayındaki bir ürün üzerinde iterasyon, sürekli araştırma ve tasarım sistemi bakımı gibi süregelen ürün çalışmaları.
  • Ödünleşim: Esneklik ve ivme kazanırsınız, ama önceliklerin şirket içinde net olması gerekir; yoksa saatleri en önemli talebe değil, en yüksek sesle dile getirilene harcarsınız. Stüdyolarla yapılan aylık retainer anlaşmaları, ekip büyüklüğüne ve kıdemine bağlı olarak genellikle birkaç bin dolardan on binlerce dolara kadar uzanır; yine, aralıklar bölgeye göre keskin biçimde değişir.

Yerleşik ekip (ekibinizin içinde stüdyo tasarımcıları)

  • En uygun olduğu durumlar: Ürün liderliği olan ve işe alım yapmadan kıdemli üretim gücüne ihtiyaç duyan şirketler.
  • Ödünleşim: En yüksek bant genişliğini ve en derin bağlamı sağlar, ama tamamen size ayrılmış kıdemli insanlara ödeme yaparsınız ve onları iyi yönetmeniz gerekir. İç süreciniz kaotikse, yetenekli insanları bu sürecin içine yerleştirmek yalnızca pahalı bir kaos üretir.

Dürüst bir stüdyo size hangi modelin durumunuza uyduğunu söyler; hatta bazen daha ucuz modelin doğru model olduğunu da söyler. Bir tedarikçi her seferinde yalnızca en büyük paketini öneriyorsa, bu size bir şey anlatıyordur.

En ucuz seçenek neden genellikle daha pahalıya gelir?

Çünkü iyi yapılmış bir tasarıma bir kez, iyi yapılmamış bir tasarıma ise iki (hatta üç) kez para ödersiniz. Başarısızlık senaryoları tahmin edilebilirdir:

  • Yeniden iş. Varsayımlar üzerine kurulan tasarımlar lansmandan sonra mühendislik fiyatlarıyla, yani var olan en pahalı fiyatlarla, yeniden yapılır. Atlanan 10 bin dolarlık bir araştırma aşaması, sık sık 60 bin dolarlık bir yeniden geliştirme olarak geri döner.
  • Devir boşlukları. Ucuz tasarım çoğu zaman güzel ekranlarda biter. Spesifikasyon yok, ekran durumları yok, uç durumlar yok. Geliştiricileriniz boşlukları tahminle doldurur ve yayına çıkan ürün de o tahminlere benzer.
  • Araştırma yok. Kanıt olmadan tasarım kararları birer görüşten ibarettir ve görüşler sonsuza kadar yeniden tartışılır: toplantılarda, revizyonlarda, pivotlarda. Kararların yeniden masaya gelmemesini sağlayan şey araştırmadır.
  • Sistem yok. Altta yatan bir yapı olmadan ekran ekran yapılan tasarım, gelecekteki her özelliğin sıfırdan başlaması ve bir öncekinden giderek uzaklaşması demektir. Tutarsızlık, her ay ve sonsuza kadar ödenen bir vergidir.

Bunların hiçbiri pahalının otomatik olarak iyi olduğu anlamına gelmez. Anlamı şu: İyi işin gerçek bir taban fiyatı var ve bunun çok altındaki fiyatlar bir şeyle sübvanse ediliyor; genellikle de gelecekteki bütçenizle.

Yapay zeka destekli iş akışları tasarımın ekonomisini nasıl değiştiriyor?

İterasyonu hızlandırırlar; düşünmeyi ucuzlatmazlar. Bu ayrım önemli, çünkü "yapay zeka tasarımı neredeyse bedava hâle getirecek" fikri, bugün piyasadaki en cazip yanlış fikir.

Things'te yapay zeka destekli iş akışları çalışma biçimimizin bir parçası: varyasyonlar üretmek, araştırma sentezini hızlandırmak, metinlerin ve ekran durumlarının taslaklarını hazırlamak, kodda daha erken prototiplemek. Dürüst etkisi şöyle:

  • Harcanan her dolar karşılığında daha fazla keşif. Eskiden üç tasarım yönüne yeten bir bütçe, artık sekiz yöne yetebilir. Daha fazla seçenek karşılaştırıldığı için kalite yükselir.
  • Daha hızlı döngüler. Araştırmadan prototipe, prototipten teste uzanan döngüler haftalardan günlere iner.
  • Kısalan üretimdir, muhakeme değil. Sekiz yönden hangisinin doğru olduğunu bilmek (bu kullanıcılar, bu iş ve bu teknik gerçeklik için) hâlâ kıdemli bir insan muhakemesi gerektirir. Asıl ödediğiniz şey budur; yapay zeka onun yerini almaz, etkisini büyütür.

Pratikte: Yapay zeka destekli stüdyoların belirli bir bütçeyle daha fazla derinlik ve iterasyon sunmasını bekleyin; aynı çıktıyı fiyatın çok küçük bir kısmına sunmasını değil. İkincisini vaat eden herkese şüpheyle yaklaşın; bu genellikle düşünme emeğinin en baştan teklifin bir parçası olmadığı anlamına gelir.

Bir tasarım teklifinde neler istemelisiniz?

İyi bir teklif maliyeti okunabilir kılar. Ne satın aldığınızı ve nedenini görebilmelisiniz. Şunları isteyin:

  1. Aşama bazında kapsam dökümü (keşif, tasarım, sistemleştirme, devir) ve her aşamanın ne ürettiği.
  2. Tek tek adı konmuş teslimatlar, gösterişsiz olanlar da dahil: uç durumlar, boş durumlar, spesifikasyonlar, dokümantasyon.
  3. Araştırma planı: Kimlerle konuşulacağı, neyin test edileceği ve bulguların tasarımı nasıl değiştireceği.
  4. Ekip: İşi gerçekte kimin yaptığı ve ne kadar kıdemli oldukları. Junior'lar denetimsiz çalışıyorsa "ödüllü stüdyo" pek bir şey ifade etmez.
  5. Mühendislik devrinin nasıl işlediği ve geliştirilen ürünün tasarımla örtüşmesinden kimin sorumlu olduğu.
  6. Varsayımlar ve kapsam dışı kalemler, açıkça belirtilmiş şekilde. Muğlak teklifler, tartışmalı faturalar doğurur.
  7. Kapsam değiştiğinde ne olacağı, çünkü değişecek.

Bu sorulara cevap veremeyen bir teklif, düşük fiyatlandırılmış bir teklif değildir. Eksik düşünülmüş bir tekliftir.

Things tasarım işlerini nasıl kapsamlandırıyor ve fiyatlandırıyor?

Sürecimiz üzerinden: Understand → Shape → Build → Evolve. Kapsamı doğrudan bu sürece göre belirliyoruz:

  • Understand: Araştırma, paydaş uyumu ve problem tanımı. Çoğu zaman sabit bir keşif aşaması olarak kapsamlandırılır; böylece projenin tamamını taahhüt etmeden önce elinizde gerçek bulgular olur.
  • Shape: UX mimarisi, UI tasarımı ve tasarım sistemleri; muğlak ekran sayılarına göre değil, akışlara ve platformlara göre kapsamlandırılır.
  • Build: Tasarımcılardan ve mühendislerden oluşan bir stüdyo olduğumuz için işi web ve mobil koda kendimiz taşıyabilir ya da ekibinizle sıkı bir iş birliği içinde çalışabiliriz. Asıl mesele, yayına çıkan tasarımdır.
  • Evolve: Lansmandan sonra, gerçek kullanıma dayalı, retainer bazlı iterasyon.

Biz ajans değil, stüdyoyuz: Sizinle işi yapan insanlar arasında müşteri temsilcisi katmanı yok, ünlü bir logonun arkasına saklanan junior'lar yok. Design. Code. Mastery. Satış konuşmamız da fiyatlandırma felsefemiz de bu üç kelimede özetleniyor: Zanaatin karşılığını ödersiniz ve bütçenin her parçasının nereye gittiğini görebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bir uygulama tasarlatmanın maliyeti ne kadar?

Fikir vermesi açısından, profesyonel uygulama tasarımı odaklı bir MVP için birkaç on bin dolardan, araştırma ve tasarım sistemi içeren çok platformlu bir ürün için altı haneli tutarlara kadar uzanır. Aralıklar bölgeye, kapsama ve stüdyonun kıdemine göre ciddi biçimde değişir; bu yüzden bir fiyat listesi değil, kapsamı belirlenmiş bir teklif alın.

UX ajansları saatlik ne kadar ücret alıyor?

Saatlik ve günlük ücretler pazara göre büyük farklılık gösterir: Bazı bölgelerde saatte 50 doların altından, üst segment Batılı ajanslarda saatte 200 doların üzerine kadar. Zaten saatlik ücretler zayıf bir karşılaştırma ölçütüdür; bunun yerine kapsamı belirlenmiş sonuçları ve ekibin kıdemini karşılaştırın.

Tasarım retainer'ı sabit fiyatlı bir projeden daha mı iyi?

Sabit fiyat, iyi tanımlanmış, tek seferlik geliştirmelere uyar. Retainer ise sürekli gelişen, yayındaki ürünlere uyar. Lansman öncesindeyseniz ve net bir brief'iniz varsa proje bazlı başlayın; ürün kullanıcıların eline geçtiğinde retainer'a geçin.

Yapay zeka ürün tasarımını önemli ölçüde ucuzlatabilir mi?

Aynı bütçeyle iterasyonu hızlandırır ve keşfi genişletir. Tasarım kararlarını doğru kılan araştırmanın ve muhakemenin yerini almaz; bu yüzden neredeyse sıfır fiyatlar değil, harcanan her dolar karşılığında daha iyi sonuçlar bekleyin.

Tipik bir ürün tasarımı projesi ne kadar sürer?

Ciddi projelerin çoğu tasarım için 6–16 hafta sürer; mühendislik de dahilse daha uzun. Müşteri tarafında kararlar hızlı ve net alındığında süreler kısalır; yavaş geri bildirim, takvimi en sık sekteye uğratan etkendir.


Ürününüz için dürüst bir rakama hazır mısınız?

Ne geliştirdiğinizi bize anlatın; başlamak için bir paragraf yeterli. Size bunun gerçekçi olarak neler gerektirdiğini, hangi çalışma modelinin uyduğunu ve ileride bedelini ödemeden nerelerde tasarruf edebileceğinizi söyleyeceğiz.

hello@things.ist adresine yazın. Things, bir dijital tasarım ve mühendislik stüdyosu. İstanbul ve Elazığ'dan, 2018'den bu yana dünya çapında çalışıyor.